Yemek yapmayı seviyorum

Günümüz şartlarında birçok bayan artık çalışmayı tercih ediyor. Tabi ki bu nedenle her gün eve geldiğinde acaba bugün ne pişirsem diye kara kara düşünüyor. Çalışma hayatı olan bayanlar eve döndüklerinde hazırlamak için genelde pratik bir şeyler tercih ederler.

 

Çalışan aileler için hazırlaması kolay yemek tarifleri arasında makarnalar, çorbalar, salatalar gibi birçok seçenek mevcuttur. Birbirinden değişik soslarla ve çeşitlerle yapacağınız makarnalar hem eşinizi hem çocuklarınızı mutlu edecek hem de sizin fazla zamanınızı almayacaktır.

 

Yanına yapacağınız sıcacık bir çorba ve salatayla menünüzü tamamlayabilirsiniz. İsterseniz kasabınızdan alacağınız tavukları baharatlarla tatlandırıp fırın poşetine koyup fırında pişirebilirsiniz. Tavuğunuz fırında pişerken siz de yanına çorba ve salatanızı, makarna ve ya pilavınızı rahatlıkla pişirebilirsiniz.

 

Tavuk piştiğinde bütün yemekleriniz hazır olacaktır. Balık yapmak istiyorsanız seçtiğiniz balığı tepsinize yayıp, üzerine limon, domates, maydanoz, soğan ve tuz serpip birazda yağlayıp fırında leziz bir balık menüsü hazırlayabilirsiniz. Balık fırında pişerken salatanız ve çorbanızı da hazırlayarak enfes bir yemek çıkarmış olacaksınız.

Marketlerde satılan işlenmiş hazır gıdaları da tercih edebilirsiniz. Bu ürünler sizlerin zamanını oldukça kısaltacaktır. Eve geldiğinizde ısıtmanız yeterli. Artık salata malzemelerini dahi marketlerde yıkanmış ve ayıklanmış olarak alabilmeniz mümkün. Size oldukça fazla zaman kazandıracak olan bu tür yıkanmış ve ayıklanmış ürünleri tercih edebilirsiniz. Böylelikle ailenizle daha fazla zaman geçirmiş olacaksınız. Hazır pişmiş barbunya pilaki ve dolmalar da eve gelir gelmez ısıtıp sofraya koyabileceğiniz harika lezzetler arasında yer alıyor.

 

Yemeklerinizi kısa sürede hazırlayarak ailenizle oturup günün yorgunluğunu atabilirsiniz. Fazla zamanınızı almayacak olan bu alternatifler sizlerin de damak zevkine hitap edecektir.

Şifreleme

Şifre çözümlemesi yapmak bir ara ilgi alanlarımdan biriydi.Neydi bu alanın adı kriptoloji miydi neydi sanrım yani yanlış hatırlamıyorsam eğer.Hatta bir yaz boyunca bununla ilgili olarak araştırmalar alıştırmalar yaptım.Bu alanda yani bilimsel açıdan bu alanda eleman alımı yapan yerler olduğunu da öğrendiğimde bu alana hobi olarak da olsa yönelmek istedim.İnternette bu alanda araştırma yaptım ve TÜBİTAK bu alanda bir yaz kampı açmış bu alana katılmak istedim ama belirli kuralları varmış yani üniversitenin istatistik ya da matematik tarzı sayısal bölümlerinden mezun olmak gerektiği söyleniyordu şartlarda ama ben inat edip yinede bir mesaj attım katılmak istediğimi bundan ısrarlı olduğumu belirttim ancak işe yaramadı maalesef.Beni o yaz kampına almadılar ama çok istekliydim hevesim kırılmıştı bu alanda ciddi araştırmalar yapmıştım bu “şifreleme tekniği “Sezar döneminden beri kullanılıyormuş hatta o dönemde kullanılan yöntemi kullanıp şifreleme yapmıştım.Çok hevesim kırılmıştı üniversiteden arkadaşlarıma bunu dediğimde gülmüşlerdi bana uğraşacak başka bir şey kalmadı mı diye ama ne yapayım onlar gibi magazin programları izlemektense bu tarz olaylarla ilgilenmeyi daha çok seviyorum doğrusu.Hevesim kırılmıştı ama az da olsa bu alana ilgim hala devam ediyordu internette bakıyorum da İslamiyet öncesi dönemde de bu tarz şifreleme olayları varmış.Yani neredeyse dünya var olduğundan beri insanlar bazı şeylerini saklayabilmek için bu şifrelemeye ihtiyaç duymuşlar ve kullanmışlar.

nefsimiz en büyük düşmanımız

Nefsimiz en büyük düşmanımızdır, egomuz bizi dini yaşamaktan alıkoyar. Gerçekten de bizler aslında ne de büyük bir yanılgı içindeyiz. Sonuçta bizler egosu olmayacak kadar “hiç”iz bu dünyada. Biz aslında tüm evren ele alındığı zaman yokuz! Evet, buna inanmak ne kadar zor değil mi? Dünya etrafımızda dönüyor gibi hissetsek bile aslında biz yokuz.

Bunu anlayabildiğiniz zaman dini yaşamaya da başlayabilirsiniz. Tüm bunlar gerçekten de önemlidir ve de anlamak önemlidir. Bizlerin her zaman buna göre bir yol çizmesi gerekir. Bu yola göre hareket etmek ve de hayatı kavramak her zaman önemlidir. Mesela örnek alınacak kişiler vardır. Bir mevlananın hayatını anlamak ve de okumak ne kadar da önemlidir.

Bizlerin bunu görmesi ve de buna göre hareket etmesi gerekir. Bizler nurlu bir hayat yaşamak adına bolca araştırmalar yapmalıyız. Buna göre bir yol çizmeliyiz ve de kendimizi de bu şekilde anlamaya çalışmalıyız. Dini yaşamak adına yapılması gerekenleri yapmalıyız. Çünkü dini anlayabilmek önemlidir.

Her zaman insanlar farklı araştırmalar yapmalıdır ve de islam dinini anlamak adına çalışmalar yapmalıdır. İnsanlar mutlaka araştırmalar yapmalıdırlar. Çünkü huzurlu olmak ve de dini anlamak gerçekten de önemlidir. Bizler bunun için elimizden gelen çabayı vermeliyiz. Çünkü ancak o zaman mutlu olabiliriz ve de hayatı da bu şekilde yaşayabiliriz. Bu bizim için gerçekten de çok önemlidir.

Uykusuz

Geçen bir uyumuşum Allah uyanamıyorum gözlerim açılmıyor “besmele” çekiyorum yok uyanamıyorum “ayet” “sure” ne bulduysam okuyorum ayılmak için ama olmuyor baygın gibiyim her yanım ağrıyor sanki biri dövmüş beni bu kadar olur dedim ya ne kadar kötüydüm.Babam evdeydi ona seslendim hemen geldi yanıma dedim kötüyüm hemen hastaneye gittik ama ben yürüyemiyorum bile bayıldım bayılacağım o derece yani hastanede “holografik” röntgen çektiler falan ağrılarım için kas haritasına göre bir şeylermiş anladığım bir değil tıbbi dil malumunuz.Pek bir şey çıkmadı ama aşırı su kaybı ve yorgunluk nedeniyle böyleymişim bu ara dinlenmeye pek vaktim olmadığı için sürekli uykumdan çaldım sürekli aman sınav kağıtlarını okuyayım aman ders çalışayım ama işleri halledeyim derken bir iki saatlik uykularla geçirdim günlerimi e eninde sonunda patlak verecektim ki verdim işte.Yani “bilim” olmasa daha doğrusu doktora gitmesem ailemden yorgunluğumu saklardım ama tıp buna izin vermiyor malum pat diye her şeyi önüne seriyor adamın babam fena kızdı bana aman köpürdü resmen.